Kripto para piyasaları bir süredir alışılmadık derecede sert dalgalanmalara sahne oluyor. Ancak bu volatilitenin temelinde yalnızca makroekonomik gelişmeler değil, siber suçlardaki çarpıcı artış da yatıyor. Son günlerde yaşanan dijital hırsızlıklar, yatırımcı güvenini zedelerken Bitcoin başta olmak üzere birçok kripto paralarda ciddi düşüşler yaşanmasına neden oldu.
Mintology CEO’su Zach Burks, yaşanan bu dönemi “suç mevsimi” olarak tanımlıyor. Onun deyimiyle, dijital saldırılardaki bu artış sadece kripto yatırımcılarını değil, ulusal güvenliği bile tehdit ediyor. Şu an 2025 yılının ilk çeyreğindeyken siber korsanların ele geçirdiği fon miktarı 2,2 milyar doları aşmış durumda. Bu miktarın büyük kısmı, Kuzey Kore merkezli hacker grubu Lazarus’a ait bir dizi saldırıdan kaynaklanıyor. Bu grup tek başına 1,5 milyar dolarlık bir vurgun yaparak piyasaların altını üstüne getirdi.
Bitcoin’den Meme Coin’lere: Büyük Düşüş
Zach Burks’un verdiği bilgilere göre, Bitcoin fiyatı son aylarda 106 bin dolardan 83 bin dolara kadar geriledi. Analistler, düşüşün önümüzdeki haftalarda da devam etmesini ve 72 bin dolara kadar inmesini bekliyor. Yatırımcılar özellikle kısa vadeli işlemlerden uzak durmaları ve risk yönetimini ön planda tutmaları yönünde uyarılıyor.
Meme coin piyasası da bu durumdan ağır darbe aldı. Aralık ayından bu yana yüzde 56’ya varan düşüşler yaşandı. Pek çok yatırımcı, güvenli liman arayışı içinde pozisyonlarını küçültmeye başladı. Bazıları da en iyi ön satış projelerini araştırmaya başladı.
Bürokrasi Yetersiz Kalıyor, Topluluklar Sahaya İniyor
Burks’un en dikkat çekici eleştirilerinden biri ise regülasyon kurumlarına yönelik. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ve İngiltere’nin Finansal Davranış Otoritesi (FCA) gibi kurumların, kripto suçlarla mücadelede etkisiz kaldığını savunuyor. Ona göre, bu kurumların bürokratik yapısı hem çalınan fonların izini sürmede hem de yatırımcıları korumada yetersiz kalıyor.
Bu nedenle Burks, merkeziyetsiz ve topluluk temelli bir yaklaşımın daha etkili olacağı görüşünde. Ona göre, bağımsız araştırmacılardan oluşan gönüllü bir ağ oluşturularak yasa dışı işlemler çok daha hızlı tespit edilebilir ve sektöre duyulan güven yeniden inşa edilebilir.
Sadece finansal kayıplarla sınırlı kalmayan bu tehdit, aynı zamanda ulusal güvenlik boyutunu da taşıyor. Burks, sektörde sağduyulu liderlerin ön plana çıkması ve devlet müdahalesine gerek kalmadan yatırımcıları koruyacak akılcı çözümler geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Chainalysis Verileri: Yüzeyin Altında Çok Daha Büyük Bir Sorun Yatıyor
Chainalysis’in 2025 Kripto Suç Raporu da bu tabloyu doğruluyor. 2024 yılı boyunca tespit edilen yasa dışı işlemlerin toplam hacmi şimdilik 40,9 milyar dolar olarak belirtilse de, şirket bu rakamın zamanla en az 51 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Bu, yalnızca zincir üstünde tespit edilebilen suçları kapsıyor; henüz tespit edilemeyen adresler ve zincir dışı suçlar dahil edildiğinde bu rakamın çok daha yüksek olduğu düşünülüyor.
2024’te en çok artış gösteren alanların başında fon hırsızlıkları geliyor. Chainalysis’e göre, bu dönemde çalınan toplam kripto varlık miktarı 2,2 milyar dolara ulaştı. Özellikle Kuzey Kore merkezli hacker grupları, DeFi ve merkezi borsalara yönelik saldırılarda büyük başarı sağladı. Yalnızca Lazarus grubu, bu yıl toplam hırsızlıkların yüzde 61’ine denk gelen 1,34 milyar dolarlık bir gasp gerçekleştirdi.
Hacker’ların en sık kullandığı yöntemler arasında özel anahtar sızıntıları, sosyal mühendislik saldırıları ve çalışan hesaplarının ele geçirilmesi gibi yöntemler yer alıyor. Özellikle Kuzey Koreli yazılım geliştiricilerin, sahte özgeçmişlerle Web3 şirketlerine sızdığı ve içeriden bilgi çaldığı ortaya çıktı.
Dolandırıcılık Taktikleri Gelişiyor: Yapay Zeka da Suçun Bir Parçası
2024’te sadece hack saldırıları değil, dolandırıcılık yöntemleri de ciddi anlamda çeşitlendi. “Pig butchering” adı verilen büyük dolandırıcılıklar ve kişiye özel cinsel içerikli şantajlar, yatırımcılardan milyonlarca dolar koparılmasına neden oldu. Bu saldırılarda yapay zeka teknolojilerinin de etkin şekilde kullanıldığı belirtiliyor. Chainalysis, dolandırıcıların kimlik doğrulama sistemlerini aşmak için yapay zeka destekli sistemlere başvurduğunu vurguluyor.
Huione Guarantee gibi platformlar, dolandırıcılık altyapısı sağlayarak suçlulara hizmet veriyor. Chainalysis’e göre Huione üzerinden 2021’den bu yana 70 milyar dolarlık işlem gerçekleştirildi. Bu platform, dolandırıcılık yazılımlarının satışı, kara para aklama hizmetleri, yasa dışı kumar siteleri ve hatta çocuk istismarı içeriğiyle bağlantılı işlemlerde dahi kullanılmış.
Stablecoin’ler Suçluların Yeni Tercihi
Bir zamanlar kripto suçlarının neredeyse tamamı Bitcoin ile gerçekleştirilirken, son iki yılda stablecoin’lerin bu alandaki payı ciddi oranda arttı. 2024 itibariyle kripto suçlarının yüzde 63’ü stablecoin’ler üzerinden gerçekleştirildi. Bunun başlıca nedeni, stablecoin’lerin yüksek işlem hızı ve fiyat istikrarı. Ancak bu durum, stablecoin ihraç eden şirketleri de harekete geçirdi. Örneğin Tether, suçla ilişkilendirilen birçok adresi dondurarak fonlara erişimi engelledi.
Buna rağmen özellikle yaptırım uygulanan ülkelerdeki aktörlerin, ABD dolarına erişim sağlamak için stablecoin kullanımına yöneldiği görülüyor.
Suçların Arkasında Kimler Var?
Chainalysis’in verileri, suçların artık bireysel hacker’lardan çok daha öteye geçtiğini ortaya koyuyor. Çok uluslu suç örgütleri, uyuşturucu kaçakçılığından insan ticaretine kadar pek çok yasa dışı faaliyette kripto para kullanımını yaygınlaştırdı. 2024’te tespit edilen yasa dışı işlemlerin 10,8 milyar dolarlık kısmı, doğrudan bu profesyonel suç organizasyonlarına ait cüzdanlara aktarıldı.
Bu yapılar sadece suç işlemekle kalmıyor; aynı zamanda diğer suçlulara altyapı sağlayarak “suç hizmetleri” sunuyor. Kara para aklama, dolandırıcılık yazılımı satışı, siber saldırı araçları ve benzeri hizmetler, artık organize bir pazar haline gelmiş durumda.
Kriptoda Yeni Bir Güvenlik Anlayışı Şart
ByBit saldırısı başta olmak üzere son zamanlarda yaşanan tüm bu gelişmeler, kripto para dünyasında güvenlik kavramının yeniden tanımlanması gerektiğini gösteriyor. Devlet kurumlarının yavaş tepkileri ve yetersiz düzenlemeleri, bu mücadelede yeterli değil. Chainalysis gibi veri analiz şirketlerinin sağladığı içgörüler, sektörün kendi içinde çözüm üretmesi gerektiğine işaret ediyor.
Yatırımcıların ise bilinçli, temkinli ve şeffaf projelere yönelmesi artık bir zorunluluk. Aksi takdirde, kripto paraların geleceği yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda güvenlik anlamında da büyük bir risk altında kalabilir.